Bizim Felsefemiz

Ağaç olun, kuş olun, çiçek olun, bulut olun… Hatta bir müzik olun, bir şiir anlatsın sizi veya sadece yıldızsız bir gecede etrafta hüküm süren sessizlik içinizdeki çığlıkları yansıtsın dışarıya. Ne olursanız olun, yeter ki derya içre olup deryayı bilmeyen bir balık kadar tuhaf mahluk olmayın.bizim_felsefemizDesem ki sizlere, kendinizi tanımlayan bir kelime, sizi anlatan bir cümle söyleyin bana. Öyle güzel kelimeler ve öyle güzel cümleler dökülür ki dudaklarınızdan… Her biri sizin için özeldir, her biri sizden bir parça, anı ve yaşanmışlık barındırır içinde.

Kimileri der ki ; ben kendimi bir çınar ağacına benzetirim. Öylesine geniş ve öylesine görkemlidir ki gövdem, tüm zorluklara, yaşanmışlıklara, yenilgilere rağmen dimdik durabiliyorum ayakta.

Kimi çıkar der ki ; meltem rüzgarları gibidir ruh halim. Rüzgarımdır aslında ama ılık bir hava taşırım dalgaların dövdüğü uzak sıcak kıyılardan. Kimilerine taze serinlik taşırım, kimilerine yağmur bereketini.

Her birimiz en özel, en güzel, en can alıcı benzetmeleri yaparız kendimiz için. Kimimiz ağaç olur, kimimiz rüzgar, kimimiz yağmur, kimimiz çiçek…

Her bir benzetme ruh halimizi tanımlamak için kullandığımız her bir kelime, kurduğumuz her bir cümle bireysel felsefi görüşler taşır. Bu felsefi görüşler günlük hayatta her gün duyduğumuz Aristo, Platon, Farabi vb. belli kalıplar içerisine sıkıştırılmış görüşler ve belli kalıplar değillerdir. Bunlar tamamen bize ait, biz kokan, yaşanmışlık ve kişisel içsel dünyamızın birebir yansıması olan görüşlerdir.

Her birey kendi hayatının filozofudur. Her birey sorgulamaya önce kendi hayatından başlar. Önce kendisini yaşamış olduğu hayatta bir konuma yerleştirir ve tüm hayatını bu bireysel felsefi görüş içerisinde sürdürür.

Uçsuz bucaksız bir okyanusa kıyısı olan küçücük koylarız bizler. Herkesin kıyısına vuran dalganın şiddeti farklıdır. Kimilerine küçük dalgalar eşlik eder, kimilerine sert ve büyük dalgalar. Kimilerinin koylarında rengarenk balıklar vardır, kimilerinin koylarında eşsiz mercan kayalar.

Her birey farklıdır, her bireyin görüşü ve düşüncesi farklıdır. Ancak her birey aynı okyanusun birer kara parçasıdır. Önemli olan bir düşüncemizin ve karakteristik duruşumuzun olmasıdır.

Sen, o, bu, bunlar, onlar, şunlar gibi ötekileştirme içeren cümleleri bir kenara bırakıp “biz” dediğimiz gün akil birey olma ergenliğine ulaşmışızdır demektir.

Ağaç olun, kuş olun, çiçek olun, bulut olun… Hatta bir müzik olun, bir şiir anlatsın sizi veya sadece yıldızsız bir gecede etrafta hüküm süren sessizlik içinizdeki çığlıkları yansıtsın dışarıya.

Ne olursanız olun, yeter ki derya içre olup deryayı bilmeyen bir balık kadar tuhaf mahluk olmayın.

Rasim Dahiloğlu

YolveMacera

Yazıyı Hazırlayan: Rasim Dahiloglu

Bunlara da Göz Atın

Kendini Zorlamanın Kutsallığı

İnsanın yaşamı bir denizi andırır; kimi zaman dalgasız ve çarşaf gibi, kimi zaman fırtınalı bir …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir