Vietnam’ın Ha Long Koyu’nda ejderha ile alçalmaya hazır mısınız?

Ha Long Bay; nam – ı diğer Alçalan Ejderha Koyu. Vietnam’ın mutlaka görülmesi gereken en turistik yerlerinden….

Önce biraz ansiklopedik bilgi: Ha Long Bay (asıl yazılışında, a harfinin altında bir nokta vurgusu var), UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde. Koyda, birçoğu kireç taşı olan, 20 milyon yılda oluşmuş 1969 adet adacık ve yüzen evlerden oluşan 4 tane balıkçı köyü var. Buraya Alçalan Ejderha Koyu (Descending Dragon) denmesini ise 2 farklı hikâyesi var. İlk efsaneye göre, Vietnam işgalcilerle savaşırken tanrılar onlara yardımcı olması için bir ejderha ailesi gönderiyor. Bu ejderhalar, ağızlarından değerli taşlar saçıyor ve bu taşlar da bölgedeki adacıkları oluşturarak savunmaya destek veriyor. Mücadele kazanıldıktan sonra ejderhalar burayı çok beğeniyor ve burada yaşamaya karar veriyor. Anne ejderhanın indiği yere de Ha Long deniyor. Diğer hikâye ise bizim Van Gölü Canavarı’ndan hallice. 19’uncu yüzyılda bir kaptan teğmen ve birkaç denizci burada dev deniz yılanı gördüğünü ve bunların ejderhaya benzediğini iddia ediyor. Bu tarihten sonra zaten koya Alçalan Ejderha denmeye başlanıyor. İlk efsane daha tercih edilesi…

Gelelim burayı nasıl gezip görebileceğinize. Biz günübirlik tura katıldık. Sabah bir otobüs ile yaklaşık 4 saatlik bir yolculuktan sonra Ha Long şehrindeki marinaya ulaşıyorsunuz. Buradan da sizi tur tekneleri alıyor. Tekne, öğle yemeğinin ardından hareket ederek sizi koya götürüyor. Koyda demirledikten sonra da eğer isterseniz kano ile isterseniz de Vietnamlı teyzelerin kürek çektiği kayıklar ile adacıklar arasında yaklaşık yarım saatlik bir tura çıkıyorsunuz. Yalnız turu satın alırken bu ufak gezinin dâhil olup olmadığını da sorun. Biz tura 650.000 VND ödedik (yaklaşık 30-35 dolar) ama tekne gezisi için de ayrıca 80.000 VND verdik (4 dolar civarı). Açıkçası bu kısa gezinti, pek de beklenti karşılayan cinsten değil. Hem gezdirilen alan ufak, hem de etrafta çok fazla kano ve kayık olduğu için tam bir turist pazarı. Bölgeyi yansıtan güzel fotoğraflar çekmek için açık alan kollamak gerekiyor.

Bu geziden sonra ise yine ana tekne ile bölgedeki pek çok mağaradan biri olan Dau Mağarası’na geçiliyor. 5 bin metrekarelik bir alanda bulunan bu mağaranın Türkiye’deki mağaralardan pek de farklı bir özelliği yok. Ho Chi Minh, 1957 yılında bu mağarayı ziyaret ettiğinde şöyle demiş: “Hiçbir ziyaretçi buranın güzelliğini anlatarak aktaramaz; bu sebeple herkes kendi görmeli”.  Ho Chi Minh’i kırmak olmazdı, biz de girdik gözlerimizle gördük. Fakat biraz daha büyük olsaydı, gezmesi zor olabilirdi. Turist gruplarından dolayı mağaranın ortamı daha da daraltıcı olabiliyor.

Mağara ziyaretinden sonra ise gezi sona eriyor. Birçok gezgin Ha Long Bay’de teknelerde bir veya iki gece konaklamayı tercih ediyor. Evet, Hanoi’den bir günde yaklaşık 8 saat gidip gelmek yorucu fakat ben kalmayı tercih etmediğim için mutluyum. Muhtemelen burada konaklamak benim için sıkıcı olurdu. Üstelik Vietnam’a sadece 1 hafta veya 10 gün gibi kısa bir süre için gezmeye geldiyseniz, gecenizi burada geçirmeye değer mi bilemiyorum. Yine de Hanoi’nin kirli havasından sonra buranın temiz havası insana çok iyi geliyor. Gidiniz, görünüz, Vietnam’ın turizmine katkıda bulununuz.

 

Bu arada benim gittiğim gün hava puslu ve sisli idi. O sebeple kartpostallardaki gibi canlı renklere sahip fotoğraflarım yok ne yazık ki. Umarım sizin olur 🙂

Derya Deniz / Gezgin Gezegen

Instagram: @gezgin.gezegen

YolveMacera

 

 

 

Bir Göz Atınız

Bir Gözyaşıdır Küba

Ben Küba’yım. Günün birinde Kristof Kolomb buraya gelmiş ve seyir defterine yazmıştı: ”Burası insan gözünün …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir